Bugün, sadece bir yayın kuruluşunun faaliyetlerini durdurmuyoruz. Bugün; ifade özgürlüğünün, bağımsız gazeteciliğin ve bir toplumun entegrasyonu için inşa edilen köprülerin, siyasi eller tarafından yıkılışına hep birlikte tanıklık ediyoruz. Aktif Media ASBL, Belçika’da hukuk normlarının siyasi ajandalara feda edildiği bir sürecin sonucunda, zorunlu bir veda ile karşı karşıyadır.
Aktif Media ASBL, sadece haber yapan bir platform olmanın çok ötesindeydi. Biz, Türk toplumunun Belçika’daki varoluşuna değer katan, uyumunu kolaylaştıran bir okul, bir rehber ve bir ses olduk:
Demokrasinin ve hukuk devleti ilkelerinin Avrupa'daki kalesi olarak tanımlanan Belçika'da, yargının bağımsızlığı ağır bir yara almıştır. Aktif Media ASBL'ye yönelik yürütülen süreç, hukuki bir süreç değil, siyasi bir müdahale sürecidir. Yargının, "siyasetçilerin fısıltılarıyla" hareket etmesi, modern bir hukuk devletinde kabul edilemez bir utançtır.
Bizim kapatılmamız, sadece bir kuruluşun tasfiyesi değil; muhalif olanın, bağımsız olanın ve sorgulayanın susturulmasıdır. Bu utanç, bağımsızlığına gölge düşüren yargı mekanizmalarından, bu süreci izleyen siyasi aktörlere kadar herkese yeter. Adalet mekanizmasının arka kapı diplomasiyle birer "siyasi sopa" olarak kullanılması, Belçika demokrasisi adına kara bir lekedir.
Kapatılan kapılar, kesilen yayınlar veya siyasi baskılar, bizlerin topluma kattığı değerleri ve savunduğumuz hakikatleri yok edemez. Bizler, haksızlığın karşısında susmadığımız için bu bedeli ödüyoruz. Ancak tarih, kalemini satmayanların ve siyasi fısıltılara boyun eğmeyenlerin hikayesini yazmaya devam edecektir.